Ankara’da tarihi bir gün yaşadık. Salon tıklım tıklım, tribünlerde heyecan zirvede... Ziraat Bankkart, Avrupa’nın önemli kupalarından biri olan CEV Kupası’nı müzesine götürerek sadece bir kupa kazanmadı, Türk voleybolunun gurur hanesine altın harflerle bir zafer daha yazdırdı.
Sahada ter döken oyuncular kadar, bu başarıda teknik heyetin de büyük payı var. Özellikle genç antrenör Mustafa Kavaz’a ayrı bir parantez açmak gerekir. Sadece teknik bilgisiyle değil, takımına aşıladığı kazanma ruhuyla, heyecanıyla, vizyonuyla bu kupanın mimarlarından biri oldu. Hedefi olan bir teknik adam... Ve belki de en önemlisi, oyuncularına hem ligde hem Avrupa'da kazanmanın mümkün olduğunu gösteren bir lider.
Ama Ziraat Bankkart'ın hikayesi sadece saha içinde değil, saha dışında da örnek alınacak cinsten. Altyapıya verdikleri önem, tesisleşme vizyonları, kurumsal duruşları ve disiplinli yapıları sayesinde bu başarı tesadüf değil. Yönetimden altyapı sorumlusuna, kulüp personelinden medya ekibine kadar herkes işini ciddiyetle yapıyor. Bu da sahaya başarı olarak yansıyor.
Yıllardır Türk voleyboluna katkı sağlayan bu güzide kulüp, şimdi Avrupa’da da adını altın harflerle yazdırdı. Geçen yılın şampiyonunu yenerek bu kupayı Ankara’ya getirmek; hem camianın hem de Türk sporseverlerinin haklı gururu oldu.
Teşekkürler Ziraat Bankkart. Bu sadece bir kupadan ibaret değil; bir vizyonun, emeğin ve inancın taçlandığı büyük bir başarı.
Devamı da gelsin...








