Koca bir sezonu daha geride bıraktık. Çıkanlar, düşenler, şampiyonlar… Keyifle izlediğimiz bir yıl oldu hele ki CEV Şampiyonlar Ligi'nde Türk derbisi Vakıfbank'ın ilk maçta harika geri dönüşü. Ziraat Bankkart'ın bükülmez bileği. Afyon’un sultanları ve dahası.
Gittikçe büyüyen ve kabına sığmayan bir sevgi oldu ülkemizde voleybol. En büyük örneği de 1 saat içinde tükenen VNL ligi Ankara etabındaki biletler. 10 bin kişilik olsa salon, o da dolacak demek ki. Belki de zamanı gelmiştir o rüyanın. Dünyanın en iyi oyuncularına sahip bir lig için gereklide. Dünya da futbol için İngiltere ne ise voleybol içinde Türkiye o olma yolunda. Yaklaşık 30 yıllık bir voleybol emekçisi olarak gurur duyuyorum emeği geçen başkanı, yöneticisi, oyuncusu, hakemi kim varsa yürekten tebrik ediyorum.
Sezon için yazacak, konuşacak o kadar çok şey var ki.
Ama ben en çok Cansu’nun o duygu dolu konuşmasında kaldım. ‘’ Belki siz sadece kazanılan kupaları görüyorsunuz ama ben arkada ne kadar çok şey yaşandığını çok iyi biliyorum’’ derken, yolun ne kadar zor olduğunu emeği, çekilen çileyi ve zahmeti anlatıyor milli pasörümüz. Bu da bir görev kendin için ülke için seni takip eden gençler için ne yaşarsak yaşayalım o kor’u kül edip devam etmek gerekir yola. Eee ne demişler ‘Yol bitmez yürüyene’.
Güzel olan her şeyin bir bedeli vardır. İzlediğimiz o kupaların harika maçlarında. Velhasıl öyle bir sezonu daha bitirdik. Şimdi VNL de kalplerimiz. Başarılar fedakâr savaşçılar başarılar Türkiyem.








