6 yıldır Bulgaristan'da görev yapan Aykut Aydın Bulgaristan'da kazanmadık kupa bırakmadı. Başarılı çalıştırıcı Türkiye'ye dönmek için gün sayıyor.
Başarılı çalıştırıcı ile yaptığımız söyleşimiz sizlerle....

Bulgaristan Ligi’nde bu sezon senin açından nasıl geçti?
Bu sezon benim için açıkçası çok karmaşık ve zor geçti. Hoca değişiklikleri ve salon değişikliğine adapte olmak zorunda kaldık. Sezona kötü başladık ve kötü sonuçlara ya da bekleneni verememe yılbaşına kadar devam etti. Ama sonra yine iyi bir toparlanma sürecine girdik ve Bulgaristan Kupası’nı kazandık ve ikinci yarı bütün maçları kazanarak şuan ki yarı finale kadar ulaştık.

Baş antrenör ayrıldıktan sonra daha çok sorumluluk aldın. Bu sorumluluk sana neler kattı?
Dediğin gibi antrenör ayrıldıktan sonra görevim yardımcı antrenörlük olsa da daha fazla sorumluluklarım oldu. Sorumluluklarımın artmasıyla farklı düşünmeye başladım. Bir çok olaya hakim olmak farklı bakmak tepkileri de ona göre vermek önemli. Denge sağlamak gerekiyor. Bu da bana olaylara farklı açılardan bakmamı sağladı. Sorumluklar arttıkça attığın adımları daha fazla düşünüyorsun
6 sezon Bulgaristan Ligi’nde olmak oranın bir parçası gibi hissettiriyor mu?
6 sezon oldu gerçekten çok uzun bir süreç gibi görünüyor ama benim için her sezon yeni bir heyecan gibi geçti. Her sezona yeni bir hedef ile başladım ve kendimi burada çok daha fazla geliştirdim. Bazen gerçekten Türkiye’de çalıştığım dönemleri unutuyorum. Hayatım boyunca hep burada çalışmışım gibi hissetmeye başladım.

Antrenörün ayrılmasından da bahsedelim ne hissettirdi?
Hayatımda ilk değil bu ve muhtemelen de son olmayacak. Bu işi yaptığımız sürece bunlar hepimizin başına geliyor. Bunu çok fazla duygusallaştırıp dramatize etmenin peki bir anlamı da yok. Profesyonellik çerçevesinde hayatlar devam ediyor ve sorumluluklarımızın karşılığını vermek zorundayız. Ne gelişim yarattı desen sabır katsayınız artıyor. Çünkü böyle süreçlerde sakin kalıp takımı bir arada tutma işi her seferinde yardımcı antrenöre düşüyor.
Bulgaristan’da kazanmadık kupa bırakmadın. Son kazandığın kupa ile birlikte kaçıncı kupan oldu?
Evet buraya adım attığın andan itibaren her kupayı kazandım. 2 sene ayrı kalmıştım kupalardan. Bu benim hayattaki en büyük tutkum her zamanda söylerim. Kupa ve madalya kazanmak beni çok mutlu ediyor ve egomu okşuyor.???? galiba 7 oldu. 2 süper kupa- 3 Bulgaristan Kupası - 2 tane lig şampiyonluğu yaşadım. Umarım son kupamı da kazanır bunu iki kulüpte de yaşarım. Kupadan hemen önce kulübümüz antrenör değişikliğine gitti. Ve bir olup sakin kalıp ve söylenilen sistemi iyi bir şekilde yapıp şampiyon olduk. Hep bir antrenör ağabeyimin söylediği bir söz vardır. Basiti yapmak zordur, bunun için disiplin lazım derdi. Biz sadece basit ve disiplinli bir oyun oynayarak şampiyon olduk.
Seninle yaptığımız röportajımızda Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyordun. Fikrin değişti mi yoksa hala Bulgaristan’da kariyerine devam mı edeceksin?
Burada kazanacağım her şeyi kazandığımı düşünüyorum. 7 kupa az bir şey değil. Misyonumu tamamladığımı düşünüyorum. Türkiye’den bazı teklifler aldım. Bunları değerlendirip yeniden ülkeme hizmet etmek istiyorum. Demin de dediğim gibi bazen sanki kariyerime burada başlamış ve burada devam ediyormuş gibi hissediyorum. Ülkemde çalıştığım zamanları unutuyorum. Güzel teklifler var şartlar uyarsa artık Türkiye’de olacağım.

Bu sezon Efeler Ligi’ni nasıl buldun? Uzaktan bir gözlemci olarak.
Evet bu sezon çok yakinen takip ettim. Çok sert bir sezon geçiyor. Çok iyi mücadeleler izledik izlemeye de devam ediyoruz. Yüksek seviyelerde iyi maçlar oynandı. Son ana kadar düşen takımın belli olmaması bunun en iyi göstergesidir. Şampiyonluğa baktığımız zaman evet Ziraat Bankası bir adım önde görünüyor ama ben de 1-4 arasındaki o mücadeleyi buradan merakla izliyorum. Ziraat Bankası için söyleyeceğim bir diğer şey ise umarım başarılarını Şampiyonlar ligi kupasını bu sene ülkemize getirerek taçlandırırlar.








